ANASAYFA

Profil

Eski yazılar

Kur'an Meali Performans Ödevleri Dini Sorularınız Cevaplanan sorular Kitap İndirme Arapça kütüphane Sorularla İslam

Son yazılar


Ömre bedel gece Kadir Gecesi (2)
Günahlarımızı Yak Ey Ramazan!
Küçüklerin evlendirilmesi
Şube öğretmen ve din kültürü zümre öğretmenler kurulu
Belirli Gün ve Haftalar


Yazarlar

Mehmet Fudayl Erkoç
Yazıları
Allah’ın İnsanı Üzerine Yarattığı Fıtrat

Yazı Kategorileri


Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:4
| Sonraki Sayfa

Linkler

Hadis Ara
Kur'anı Kerim
Yeni Şafak
Hz. Muhammed
Webkaynak
E-ilahiyat
Çocuklara-1
Çocuklara-2
Çocuklara-3
Kur'an'da Ara
Tefsir Sitesi
Yakup Gövler
Kuran fihristi
Ekrem Yilmaz
Ögrenci resimleri
Kur'an complex
Online Kitap
Waqfeya Kitap indir

ZİYARETÇİ DEFTERİ
Deftere Yaz
Defteri Oku

Fikritakip Yazılarım


1-Kur’an'ın anlaşılması ve günümüze taşınması (I)
2-Kur’an' Niçin Gönderilmiştir ve Nasıl Okunmalıdır?
3-Kur’an'ı Mitolojiden Arındırma Fikri
4-Allah'ın Sekineti
5-Kur'an'da Cehaletin Kaynakları
6-Kur’an'ın anlaşılması ve günümüze taşınması (III)
7-İsra ve miraç hadiseleri bedenle mi gerçekleşti
8-Kur’an'ın anlaşılması ve günümüze taşınması (II)
9-Kur’an'ın Neliği Meselesi
10-Kur’an'ı Anlamada Vahye Konu Olan Olayların Bilinmesi
11-Kur’an'ın Dili ve Retoriği(I)


Öğrenciler için peybamberler tarihi


BURAYA TIKLAYINIZ

Kategori: Fikir

"Faizle ev almak dinen caiz midir?" yazısına dair değerlendirme

Ali Karataş

Din, Allah’ın insanların dünya ve ahiret saadetini sağlamak amacı ile gönderdiği ilahi, kural, ilke ve mesajlar bütünü olarak tanımlanabilir. Dinin vahiy süreci dinin ikmal ve itmam sürecini ortaya koyar. Bundan sonra dinin gelmesi değil, dinin anlaşılma biçimleri karşımıza çıkar.

Hz. Peygamber ve vahiy insanların zaman içerisinde oluşan sorunlarını çözümlemiştir. Fakat bu sürecin bitmesi ile birlikte kültürlerin kaynaşması ve yeni sorunların oluşması gibi bazı sebeplerden dolayı dinin ortaya koyduğu hoşgörü ile de dini meselelerde farklı açılımlar tarihin sayfasında yerini almıştır.

Yaşanılan dönemde yürürlükte olan kanunların ve uygulamaların insanın inanç dünyası ve pratikleri ile farklılık arz etmesi durumunda ise farklı din anlayışlarının oluşma zemini daha bir farklılık göstermek durumunda kalmaktadır. Çünkü bir Müslüman inancına uygun pratikleri hayatında göstermek istediği zaman kendisine yol gösterecek pratikleri görememektedir. İşte bir mümin için burada hem zihinsel hem de pratik olarak karışıklar kendisini gösterecektir. Bahsettiğimiz bu noktaya son dönemde Diyanet tarafından faizle ev almanın caiz(uygun) olduğu yönündeki fikir beyanı karşımıza çıkar. Buna karşın araştırıldığında caiz olmadığını söyleyen birçok görüşe de rastlamak mümkün olacaktır. Bu mahiyette değerli ilim adamımız ve hocamız Ali Özek Beyin yazısı da bu türdendir. Bu yazıyı daha önce yayınlamıştık. Bu yazıyı şahsen ben okuduğumda konuyla ilgili zihin karışıklığım kesinlikle ortadan kalkmış durumda değil.

Kendi zihin dünyamda yaşadığım bu karışıklığı benim gibi birçok insanın da yaşadığı kanaatindeyim. Şimdi Ali Özek hocamızın yazısı üzerine birkaç değerlendirme ve sorularımı zikretmek istiyorum:

Yazıda faizin oluşması için iki şart olduğu ifade ediliyor. İlk olarak alışverişe konu olan malların cinsiyet bakımından aynilik göstermesi gerekir. Malı mal ile değiştirdiğimiz zaman cinsler aynı değilse, alınan fark faiz değildir. Buğdayı buğdayla takas edip alınan fazla faiz olur. Ama buğdayı arpa ile değiştirmekte faiz yoktur. Zira burada cinsler farklıdır. Hatta aynı cinsten olan malların kalite farkı varsa burada da alınan faize girmez. Türk parasını yabancı bir para ile değiştirdiğiniz zaman, alınan fark faiz değildir. Zira her para ayrı bir cins sayılır. Şimdi burada aklıma takınla şu soruyu sormak istiyorum: Faizle ev almada alınan mal ile mala karşılık verilen değer aynı cinsten olmadığına göre burada nasıl faizden bahsedilebilir?

İkinci olarak vade araya girdiği için bir taraf sürekli kayba uğramaktadır. Dolayısı ile zaman onun aleyhine işler. Bu yüzden tek taraflı olarak sürekli bir riziko ortaya çıkar. Yazıda taksit ve vade farkı ayrımı burada doğurduğu sonuçlar açısından ayrılmaktadır:

Ayrıca taksit ile faiz arasındaki fark şudur: Faiz muamelesinde daima potansiyel zararda olan, faizle borçlanandır. Taksitte ise taraflar eşit seviyede riziko yüklenirler. Onun için her iki taraf da memnundur. Zira malı alan onu kullanmak suretiyle faydalanmaktadır. Satan da satılan malın değerinden daha fazlasını alacağı için memnundur.”

Burada ise şu soru zihinlere takılmakta: Kişi faizli banka kredisi aldığında sürekli bir kayıpta değildir. Örneğin beş yıllık alınan bir krediyi düşündüğümüzde krediye ödenecek faiz ile kişinin bu süre içerisinde ödemekten kurulacağı kira parası nerdeyse başa baş gitmektedir. Dolayısı ile faizle kredi alan kişi de burada kazanmaktadır. Ödemeyeceği kira ile gelir kaybından da kurtulacaktır. Bu durumda her iki tarafta kaybetmez. Faiz haramlığını oluşturan unsur da burada oluşmadığına göre dinen caiz olmadığı yönündeki görüş ne olacaktır?

Yazıda yine zaruret durumu değerlendirilmiş ve kira ile kişi yaşayabiliyorsa bunun dinen zaruret sayılan unsurun gerçekleşmediğine kanaat getirilmiştir. Dinen aslolan kişinin ev sahibi olması durumu değil midir? Böyle değilse fıkıh kitaplarındaki “asıl istiyaçlar”la ilgili hükümler nerede durmaktadır? Evde asıl ihtiyaçlar kategorisine girdiğine göre yokluğunda zaruret durumu ortaya çıkmaz mı?

Zihne takınla sorular biraz daha derinlemesine ortaya konmaya çalışılsa derinleştirilebilir. Fakat bu noktaya gitmeden bile, kanaatimce, bu sorular zihin karışıklığını ifade etmektedir. Aslında burada sorun caiz olup olmamakla ilgili bir sorun da değildir. Sorun, ortaya konan dini hükümlerle ilgili çözümlerin Müslüman’ı kıskaçtan kurtarmadığı, hem zihinsel hem de kalben rahatlatmadığıdır.

Şimdi ben fakihlerimize ve değerli ilim adamlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum:

Bu ve benzeri meselelerle ilgili parçacı ve ferdi çözümler yerine Müslümanları rahatlatacak ortak kanaatlerin ortaya konmasını beklemekteyiz. Bilmeliyiz ki Müslümanlar ferdi çözümler yerine, konsensüsün sağlandığı, icmanın oluştuğu kararlar beklemektedir.

27/03/2007

 

 

 

CEVAPLANAN SORULAR/YORUMLAR (2) :: SORU SOR/YORUM YAZ ::
Günün hadisi