ANASAYFA

Profil

Eski yazılar

Kur'an Meali Performans Ödevleri Dini Sorularınız Cevaplanan sorular Kitap İndirme Arapça kütüphane Sorularla İslam

Son yazılar


Ömre bedel gece Kadir Gecesi (2)
Günahlarımızı Yak Ey Ramazan!
Küçüklerin evlendirilmesi
Şube öğretmen ve din kültürü zümre öğretmenler kurulu
Belirli Gün ve Haftalar


Yazarlar

Mehmet Fudayl Erkoç
Yazıları
Allah’ın İnsanı Üzerine Yarattığı Fıtrat

Yazı Kategorileri


Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa

Linkler

Hadis Ara
Kur'anı Kerim
Yeni Şafak
Hz. Muhammed
Webkaynak
E-ilahiyat
Çocuklara-1
Çocuklara-2
Çocuklara-3
Kur'an'da Ara
Tefsir Sitesi
Yakup Gövler
Kuran fihristi
Ekrem Yilmaz
Ögrenci resimleri
Kur'an complex
Online Kitap
Waqfeya Kitap indir

ZİYARETÇİ DEFTERİ
Deftere Yaz
Defteri Oku

Fikritakip Yazılarım


1-Kur’an'ın anlaşılması ve günümüze taşınması (I)
2-Kur’an' Niçin Gönderilmiştir ve Nasıl Okunmalıdır?
3-Kur’an'ı Mitolojiden Arındırma Fikri
4-Allah'ın Sekineti
5-Kur'an'da Cehaletin Kaynakları
6-Kur’an'ın anlaşılması ve günümüze taşınması (III)
7-İsra ve miraç hadiseleri bedenle mi gerçekleşti
8-Kur’an'ın anlaşılması ve günümüze taşınması (II)
9-Kur’an'ın Neliği Meselesi
10-Kur’an'ı Anlamada Vahye Konu Olan Olayların Bilinmesi
11-Kur’an'ın Dili ve Retoriği(I)


Öğrenciler için peybamberler tarihi


BURAYA TIKLAYINIZ

Kategori: Cuma yazilari

Allah’ın İnsanı Üzerine Yarattığı Fıtrat

Mehmet Fudayl Erkoç

Allah Teâlâ bütün mahlukâtı ve insan cinsini en güzel surette yaratmıştır.Birçok araştırma insanın vücut yapısını, yaratılışını keşfetmede yoğunlaşsa da yaradılış meçhullüğünü korumaktadır. İnsanoğlu dünyaya birçok özellik, duygu ve programlarla donatılmış olarak gelmiştir ki buna  fıtrat diyoruz.

 

       İnsanı tanımak, özelliklerini, karakterini ortaya çıkarmak, var olan kabiliyetlerini geliştirmek, onu yönlendirmek, hem dünyasını hem de ahiretini pâyidar eylemenin yolu fıtratı bilmekten geçer. Bu da Allah’a ve Rasülü’ne kulak vermekle mümkün olacaktır. İnsanı yaratan Allah; kâinatı da yaratmıştır. Her şeyin Rabbi olan Allah insanın da Rabbidir. İnsan  Allah ve Rasülü’ne uyduğu sürece fıtratını ve temizliğini koruyacak ve cennet yoluna dünyada iken girecektir.

 

       Fıtraten yani yaratılış özellikleri olarak bütün insanlar eşittir. Her çocuk süt içer, yavaş yavaş sürünür, yürür… Her insan konuşur, koşar, yemek yer, aklını kullanır…Her insanın ağzı, iki kulağı, iki gözü, kalbi, midesi vardır. Her insanda güçlüye, yaradana inanma arzusu vardır. Ancak kalıtımın ve çevrenin etkisiyle var olan bu özellikler ya geliştirilir tohumluktan çiçeğe, güle dönüştürülür ya da köreltilir tohum çürütülür. “Doğuştan gelen ve her insanda bulunan bu özelliklerin tümüne birinci fıtrat (fıtrat-ı evvel) denilir ve birinci fıtratın üzerine belli bir yaştan sonra yapılan her türlü çaba ve gayret sonucunda şekillenmeye de ikinci fıtrat (fıtrat-ı sani) denir. Birinci fıtrat çekirdek ikinci fıtrat ise o çekirdeğin sümbül, gül haline gelmesidir, bireysel çiçek açmadır. Bazen o çekirdek kaktüs de olabilir, bazen de meyve veren koca bir ağaç…” [1]

 

       İkinci fıtrat, büluğ çağıyla belirginleşiyor. Kişinin sahip olduğu özellikler, edindiği alışkanlıklar bu yaşlarda oturmaya başlıyor, kişiliği yavaş yavaş oluşuyor ve bu oluşum hayatının sonuna kadar devam ediyor.

 

       Birinci dönemde elest bezminde verilen ahid sıcaklığını korumaktadır. Allah Teâlâ ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ demişti de ruhlar: ‘Evet sen bizim Rabbimizsin’ demişlerdi.[2] Ruh dünyaya tüm güzel özelliklerle, tek olan Allah’a inanma eğilimiyle gönderilir. Kötülük düşünemez, hele yalan, riya, hırsızlık nedir hiç bilmez. Nereden geldi, nasıl yaratıldı merak eder. Bunlara cevap aramaya koyulur. Allah ile yakınlığını sürdürür, suçsuz, günahsızdır. Büluğ çağına kadar olan bu döneme dînî literatürde fıtrî iman deniyor. Bütün çocuklar, ikinci fıtratın yani dînî, şuurî imanın başlangıç zamanına kadar bu fıtrî   imana dahildir. Bu fıtrî iman ana-babanın etkisiyle korunup geliştirilerek İslâmlaştırılıyor ya da bozularak hristiyanlaştırılıyor, yahudileştiriliyor, mecusileştiriliyor. Bu fıtrî iman bülûğ çağına kadar ancak idare edebiliyor kendisini.  Hristiyan, yahudi… ana- babadan doğan çocuklar  öldükleri zaman  bu imanın sayesinde cehennemden kurtulabiliyor.

 

       İnsanoğlu fıtrat yolculuğuna çıkıyor. Ya dünyaya gönderiliş amacını gerçekleştiriyor; şuurî, kesbî imana sahip oluyor ya esfel-i safilîne yuvarlanıyor. İnsan olarak görevimiz; temiz olarak bulduğumuz bu ruhu, bedeni temiz olarak muhafaza etmek ve temiz olarak da Yaradana teslim etmektir.

 

       Her insan, insanî yaratılış  özelikleri dışında ferdî özellikleri ile diğer insanlardan ayrılır. Herkes aynı şeylerden zevk almaz, herkesin ilgi, uğraş alanı farklı farklıdır. Birinin kızdığına öbürü kızmaz. İnsanlar kendilerini ve etrafındaki insanları tanırlarsa daha iyi ilişkiler kuracak, bunları geliştirecek, mesleklerini bunlara göre seçecek, bilim, sanat, ticaret… gibi mesleklerde de önemli gelişmeler olacaktır. İnsanoğlu  ne zaman fıtratından gelen sesi dinlerse her daim huzurlu olacaktır.



 [1]  Sezik, Nejat, www.zamangazetesi/2001/03/18/yazarlar/N.SEZİK.htm

 [2] Araf 7/172

CEVAPLANAN SORULAR/YORUMLAR (yok) :: SORU SOR/YORUM YAZ ::
Günün hadisi