Kur’an’ın dili ve retoriği (II)
(Kur’an’ın Anlaşılması ve Günümüze Taşınması-V
B-Kur’an’ın İcazı: İcaz; lügatte âciz bırakmak, başkasını acze nispet etmek anlamına gelir. Bir şeyin benzerini yapmaktan muhataplarını âciz bırakan şeye de mucize adı verilmektedir. Her peygamber geldiği dönemde muhataplarını acze düşüren mucizeler göstermiştir. Hz. Peygamber’in de en büyük mucizesi Kur’an’dır. İnansın veya inanmasın bir çok insan Kur’an’ın eşsiz üslubu karşısında hayretini gizleyememiştir.
Mekkeli müşrikler dillerindeki anlatım ve sanat özelliklerini bilmelerine rağmen Kur’an’ın bu özelliklerini söylem gücüne taşımasına yetişememişlerdir. Çünkü Kur’an, Arapların bilinen ifade biçimlerini kullanırken kendi söylem gücü içerisinde bu ifade biçimlerini farklı bir düzen ve sisteme sokmuştur. Böylece Araplar Kur’an’ın dil ve söylem gücü karşısında aciz kalmışlardır.
Kur’an’ın icaz yönleri sadece dil ve üslup açısından değildir. İçerdiği ilimler açısından icazı, beşerin ihtiyaçlarını karşılaması açısından icazı, tabii ilimlere işaret açısından icazı, gaybi haberler açısından icazı ve eski topluluklardan haber vermesi açısından icazı gibi icaz yönleri de zikredilmektedir.
C-Kur’an ve Mecaz:
Bir tarih diliminde, tespit edilen bir mekanda ve muhatabının gerçekliklerini gözeterek onların dilleri üzerine indirilmekle anlaşılması kolaylaştıran Kur’an’ı Kerim indiği dilin yapısal ve üslup özelliklerini dikkate almıştır.
Arapça’nın bir özelliği olan mecazın Kur’an’da olmasının doğru olmadığını her ne kadar düşünenler olsa da bu düşünce Kur’an’ın bir dilin gerçekliklerine sahip olarak inmesi gerçeği ile uyuşmaz. Mecaz, sözlükte şu şekilde tanımlanır:
“Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.”(t.d.k. sözlüğü) Bir kelime veya cümle gerçek anlamında kullanılmışsa, anlatmak istediği şeyi anlatmak için söylenmişse bu da “hakikat” olarak isimlendirilir.
Mecaz, anlatımda aynı zamanda zenginlik ve anlam derinliği ortaya çıkarır. Örnek olarak Bakara suresi 19. ayeti örnek olarak verebiliriz. Ayette “Parmaklarını kulaklarına koyuyorlar” ifadesiyle cüz ifadesi genel üzerine hamledilmek suretiyle verilmiştir. Burada söylenmek istenen “Parmaklarının uçlarını kulaklarına sokmaları”dır.
Kasas suresi 88. ayette de “Allah’ın yüzü hariç her şey helak olacaktır” ifadesinde “Allah’ın yüzü”yle “Allah’ın zatı” ifade edilmek istenmiştir.
Mecaz, dilsel açıdan inkar edilemez bir olgudur. Arapların yaşamsal ve sosyal olgularını gözeten Kur’an, aynı şekilde dillerinin ifade ve söylem özelliği olan mecazı da dilsel yapısına dahil etmiştir. |